TCMB’nin Enflasyonu Demografik Yönden Ele Aldığı Araştırması Yayımlandı

Merkez Bankası enflasyonu demografik açıdan ele aldığı araştırmasını yayımladı. Araştırmaya göre; enflasyonu düşürücü olarak nitelendirilebilecek çalışma çağındaki nüfusun toplam içindeki payı 2025 yılında zirve yapacak ve ardından oldukça yavaş bir şekilde gerilemeye başlayacak. Demografik gelişmelerin gelecek dönemlerde enflasyonu nasıl etkileyebileceğine dair bilgi veren araştırma çarpıcı sonuçları da ortaya koydu.

Araştırmaya göre deflasyonist olarak nitelendirilebilecek çalışma çağındaki nüfusun toplam içindeki payı 2025’te zirve yapacak.

Enflasyon, iktisat literatüründe önemli bir yer tutuyor ve hem piyasaları hem de reel ekonomiyi yakından ilgilendiriyor. Aynı zamanda atılacak reform adımları için önemli bir rehber görevini de üstlenerek, geleceğe ışık tutuyor. TCMB ise enflasyonla mücadelede önemli bir oyuncu olarak yer alıyor. Bu nedenle de TCMB’nin araştırmaları ve raporları yakından takip ediliyor.

TCMB’nin dördüncü enflasyon raporunda yapısal unsurlardan demografi ile ilişkisinin ortaya konulduğu bir araştırmaya yer verildi. Araştırmadan derlenen bilgilere göre; enflasyonun demografi, dışa açıklık, verimlilik gibi yapısal unsurlarla olan ilişkisi, uzun dönemli eğilimleri anlayabilmek açısından da önem arz ediyor.

İlginizi Çekebilir: Enflasyon Ekim’de Yıllık Bazda %25,24 Artış ile Beklentiyi Aştı

Araştırma ile çalışan başına düşen çocuk ve erken çalışma çağındakilerin enflasyonist oldukları tespit edilmiş oldu.

Enflasyonun Yapısal Unsurlarına Bir Bakış: Demografi başlıklı araştırmaya göre; 26 – 30 yaş grubu ile deflasyonist etkiler gözlenmeye başlanıyor. Bu eğilim, 56 – 60 yaş grubuna kadar devam ederken, çalışma çağının ortalarında yer alan ve esas tasarruf edici grup olarak bilinen yaş gruplarında ise belirgin deflasyonist etkide bulunan grup oldukları dikkat çekiyor.

Çalışan başına düşen yaşlı grubu ise enflasyonist olarak saptanan diğer grupken, 80 ve üstü yaştakilerin deflasyonist oldukları görülüyor.

Çalışmadan elde edilen sonuçlar, Türkiye’de 1996 – 2015 döneminde, yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçiş olarak nitelendirilen dezenflasyon sürecinde, demografik unsurların da önemli etki yaptığını ortaya koyuyor. TCMB’nin araştırmasına göre; deflasyonist olarak nitelendirilen çalışma çağındaki nüdusun toplam içindeki payı 2025’te zirve yaptıktan sonra oldukça yavaş bir şekilde gerilemeye başlayacak.

Yıllara Göre Enflasyon Hesaplaması Yapmak için Buraya Tıklayın!

Araştırmaya göre; enflasyonist etkisi bulunan iki yaş grubundan çocuk bağımlıların payı düşüş eğilimine devam ederken, yaşlı bağımlıların payı 2020 sonrası döneminde daha belirgin olmak üzere artış eğilimini koruyacak. Tüm yaş gruplarının toplam etkisi incelendiğinde ise dikkate alınan ikinci 20 yıllık dönemde demografik etkilerin önemli ölçüde azalan bir deflasyonist yapı arz etmeye devam edeceği öngörülüyor.

Demografik gelişmelerin enflasyonu sınırlayıcı yönde etkide bulunmaya devam etmesi de araştırmaya göre tahmin ediliyor.

Araştırmada Türkiye’nin demografik yapısı da ele alındı. Buna göre; Türkiye’de demografik geçişe devam edildiği ifade ediliyor. Ayrıca kadın başına düşen doğum sayısının nüfusun kendini yenileme sevisinin altına düşmesi ve ortalama yaşam beklentisi kazanımlarının devamı nüfusun yaş yapısında değişikliklere neden oluyor.

Durumu bir örnekle açıklayan TCMB; Türkiye’de 1965 yılında çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içindeki yapının yüzde 52,9 ile verilerin sunulduğu 1950 sonrası dönemin en düşük seviyesine işaret ediyor. 2010 yılında ise yüzde 66,1 seviyesine ulaştığı gözleniyor. 2025 yılı için bu oranın yüzde 67,5 ile zirveye ulaşacağı tahmin ediliyor.

Kaynak: Paratic

Bu Yazıları Okudunuz mu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir